Adjektiv

ausgestattet

donanımlı, döşenmiş

Er wohnt in einem gut ausgestattetem Haus.

İyi donanımlı bir evde yaşıyor.

((mit et3)) ausgestattet olmak bir şey ile donatılmış olmak Otel odası klima ile donatılmıştır.

Eş anlamlılar: donanımlı, döşenmiş; Zıt anlamlılar: donanımsız, boş

`ausstatten` fiilinin geçmiş zaman ortacı. `aus-` ('dışarı', tamamlama anlamı) + `statten` ('sağlamak, donatmak').

Bir yerin (`Statt`) tüm ihtiyaçlarının dışarıya (`aus`) çıkarılıp hazır hale getirildiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.