beengten
Çeviri
sıkışık, dar, kısıtlı
Örnekler
Wir wohnten in einer beengten Wohnung.
Sıkışık bir dairede yaşıyorduk.
Die beengten Verhältnisse machten das Leben schwer.
Sıkışık koşullar hayatı zorlaştırdı.
Dilbilgisi Kalıpları
((Sıfat + İsim)) bir ismi niteleyen sıfat olarak eine beengte Wohnung
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: eng, schmal, begrenzt; Zıt anlamlılar: weit, geräumig
Etimoloji
'be-' öneki (bir duruma getirmek) ve 'eng' (dar) sıfatından gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'daraltılmış'.
Hafıza İpuçları
Çok 'eng' (dar) bir alanda olduğunuzu düşünün. 'be-' öneki bu durumu pekiştirerek 'beengt' (sıkışık) yapar.