Adjektiv

befreit

kurtulmuş, özgür, muaf, rahatlamış

Nach der Prüfung fühlte er sich befreit.

Sınavdan sonra kendini rahatlamış hissetti.

Die Gefangenen wurden endlich befreit.

Mahkumlar sonunda serbest bırakıldı.

Er ist vom Militärdienst befreit.

Askerlik hizmetinden muaftır.

((...den/dan)) kurtulmuş olmak O, ağır yükten kurtulmuştur.

kendini rahatlamış hissetmek Konuşmadan sonra kendini rahatlamış hissetti.

erlöst (kurtarılmış), freigelassen (serbest bırakılmış); Zıt anlamlılar: gefangen (tutsak)

'be-' öneki + 'frei' (özgür). 'befreien' (özgürleştirmek) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

Bunu 'özgür kılınmış' ('be-' + 'frei') olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.