Adjektiv

behindert

engelli, engellenmiş, sakat

Er ist körperlich behindert.

O, fiziksel olarak engelli.

Der Verkehr wurde durch einen Unfall behindert.

Trafik bir kaza yüzünden engellendi.

engelli olmak O, fiziksel olarak engelli.

Eş anlamlılar: eingeschränkt, gehandicapt; Zıt anlamlı: unbehindert

'behindern' (engellemek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'arkasında' anlamına gelen 'hinter' kelimesinden gelir.

Bir şeyin 'arkanızda' (hinter) olduğunu ve ilerlemenizi engellediğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.