Verb

beweisen

kanıtlamak, ispatlamak, göstermek

Er beweist seinen Mut.

Cesaretini kanıtlıyor.

Das beweist seine Schuld.

Bu onun suçunu kanıtlıyor.

Sie beweist ihm ihre Liebe.

Ona olan aşkını kanıtlıyor.

((et4)) bir şeyi kanıtlamak Teorisini kanıtlıyor.

((j-m et4)) birine bir şeyi kanıtlamak Ona olan aşkını kanıtlıyor.

Eş anlamlılar: belegen, nachweisen; Zıt anlamlılar: widerlegen (çürütmek)

`be-` öneki (geçişli yapan) + `weisen` (göstermek). Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeyin doğru olduğunu göstermek'.

Bir şeyi kanıtlamak (beweisen) için bilge (İngilizce 'wise', 'weisen' gibi okunur) olmalı ve kanıtları göstermelisiniz (weisen).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.