Adjektiv

depressiv

depresif, bunalımlı

Er hat eine depressive Phase.

Depresif bir dönem geçiriyor.

Die Musik klingt sehr depressiv.

Müzik çok depresif geliyor.

((depresif)) ((olmak)) Sık sık depresif olur.

((kendini)) ((depresif)) ((hissetmek)) Bugün kendini depresif hissediyor.

keyifsiz, melankolik; Zıt anlamlılar: coşkulu, neşeli

Latince 'aşağı bastırmak' anlamına gelen 'deprimere' kelimesinden gelir. İngilizce 'depressive' ile kökteştir.

Türkçedeki 'depresif' kelimesiyle aynıdır. Ruh halinin 'aşağıya bastırıldığını' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.