Adjektiv

exklusiv

özel, seçkin, hariç

Das ist ein exklusives Interview.

Bu özel bir röportaj.

Wir waren in einem exklusiven Hotel.

Seçkin bir oteldeydik.

Der Preis ist exklusive Versandkosten.

Fiyata kargo ücreti dahil değildir.

((sıfat olarak)) özel, seçkin ein exklusives Recht

((edat olarak, genitif ile)) ...hariç Der Preis gilt exklusive der Nebenkosten.

Eş anlamlılar: ausschließlich, alleinig; Zıt anlamlılar: inklusiv, allgemein

Latince 'excludere' (dışlamak) kelimesinden gelir; 'ex-' (dışarı) ve 'claudere' (kapatmak) kelimelerinden oluşur.

İngilizce 'exclude' (dışlamak) kelimesini düşünün. 'Özel' (exclusive) bir kulüp çoğu insanı 'dışlar'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.