erschaffen
Çeviri
yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek
Örnekler
Ein Dichter erschafft neue Welten.
Bir şair yeni dünyalar yaratır.
Sie erschafft Kunst aus alten Materialien.
Eski malzemelerden sanat yaratıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) yaratmak Bir şair yeni dünyalar yaratır. (Ein Dichter erschafft neue Welten.)
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: kreiert, schafft, macht; Zıt anlamlılar: zerstört, vernichtet
Etimoloji
'erschaffen' (yaratmak) fiilinin 3. tekil şahıs şimdiki zaman halidir.
Hafıza İpuçları
Sonundaki '-t' eki, bunun 'o' (er/sie/es) için kullanılan form olduğunu gösterir. Örneğin, 'Sanatçı yaratır...' (Der Künstler erschafft...).