Adjektiv

intensiv

yoğun, şiddetli

Wir hatten ein intensives Training.

Yoğun bir antrenman yaptık.

Die Farbe ist sehr intensiv.

Renk çok yoğun.

((Sıfat)) + ((İsim)) bir ismi niteler Das war ein intensives Gespräch.

Eş anlamlılar: stark (güçlü), kräftig (kuvvetli); Zıt anlamlılar: schwach (zayıf), oberflächlich (yüzeysel)

Latince 'intendere' (germek, yöneltmek) kelimesinden gelir. İngilizce 'intense' ile kökteştir.

Hastanelerdeki 'yoğun bakım' ünitelerini düşünün, burada bakım çok konsantredir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.