Adjektiv

wirklich

gerçekten, gerçek, hakikaten

Das ist wirklich schön.

Bu gerçekten güzel.

Ist das eine wirkliche Geschichte?

Bu gerçek bir hikaye mi?

wirklich + ((sıfat/zarf)) (gerçekten ...) Bu gerçekten iyi.

ein wirklicher/eine wirkliche + ((isim)) (gerçek bir ...) Bu gerçek bir sorun.

Eş anlamlı: echt, hakikaten; Zıt anlamlı: sahte

'Wirken' (etki etmek) fiilinden gelir. Etkili olan şey gerçektir.

'Work' (çalışmak/işlemek) ile bağdaştırın. İşleyen şey gerçektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.