Adjektiv

falsch

yanlış, hatalı, sahte

Er hat den falschen Weg genommen.

Yanlış yolu seçti.

Sie gab mir die falschen Schlüssel.

Bana yanlış anahtarları verdi.

Wir sind im falschen Zug.

Yanlış trendeyiz.

bir şey yanlış olmak bir şey yanlış Sonuç yanlış. Das Ergebnis ist falsch.

yanlış bir + isim yanlış bir ... Bu yanlış bir cevap. Das ist eine falsche Antwort.

Eş anlamlılar: unrichtig, inkorrekt; Zıt anlamlılar: richtig, korrekt, wahr

Latince 'falsus' (aldatıcı, yanlış) kelimesinden gelir. İngilizce 'false' kelimesiyle aynı kökene sahiptir.

İngilizce'deki 'false' kelimesine çok benzediği için 'yanlış' veya 'hatalı' anlamını hatırlamak kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.