Adjektiv

fehlende

eksik, kayıp, olmayan

Die fehlende Information ist wichtig.

Eksik bilgi önemli.

Er sucht die fehlende Seite im Buch.

Kitaptaki eksik sayfayı arıyor.

((fehlende)) + İsim (dişil tekil yalın/belirtme hali veya çoğul yalın/belirtme hali) Eksik parça bulundu.

Eş anlamlılar: mangelnd (noksan), abwesend (yok); Zıt anlamlılar: vorhanden (mevcut), komplett (tam)

'fehlen' (eksik olmak) fiilinin sıfat-fiil hali.

İngilizce 'fail' (başarısız olmak) kelimesini düşünün. Bir şey orada olmayı 'başaramazsa', o 'eksik' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.