Adjektiv

ordentlich

düzenli, tertipli, doğru dürüst, epeyce

Sein Zimmer ist immer ordentlich.

Onun odası her zaman düzenlidir.

Er hat einen ordentlichen Beruf.

Onun doğru dürüst bir işi var.

Wir haben ordentlich gegessen.

Bayağı bir yedik.

düzenli olmak Onun odası her zaman düzenlidir.

doğru dürüst bir + İsim Onun doğru dürüst bir işi var.

ordentlich + Fiil (zarf) epeyce, adamakıllı Bayağı bir yedik.

Eş anlamlılar: aufgeräumt (toplu), sauber (temiz), anständig (düzgün); Zıt anlamlı: unordentlich (düzensiz)

'die Ordnung' (düzen) isminden '-lich' sıfat ekiyle türetilmiştir.

'Ordnung' (düzen) varsa, her şey 'ordentlich' (düzenli) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.