Adjektiv

fesselnd

büyüleyici, sürükleyici, etkileyici

Das Buch war von Anfang an fesselnd.

Kitap başından beri sürükleyiciydi.

Er ist ein fesselnder Redner.

O, büyüleyici bir konuşmacı.

((bir şey)) büyüleyici olmak Bir şey büyüleyici. Kitap büyüleyici. Das Buch ist fesselnd.

büyüleyici bir ((isim)) büyüleyici bir (isim) O, büyüleyici bir konuşmacı. Er ist ein fesselnder Redner.

Eş anlamlılar: spannend, packend, faszinierend; Zıt anlamlılar: langweilig, uninteressant

'Zincire vurmak, büyülemek' anlamına gelen 'fesseln' fiilinden gelir. Bu da 'Fessel' (pranga) kelimesinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla insanın dikkatini 'prangaya vuran' demektir.

Bir hikayenin o kadar iyi olduğunu hayal edin ki dikkatinize 'prangalar' (Fesseln) takıyor ve başka yöne bakamıyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.