fixen
Çeviri
tamir etmek, sabitlemek, kararlaştırmak, doz almak (uyuşturucu)
Örnekler
Kannst du das Fahrrad fixen?
Bisikleti tamir edebilir misin?
Wir müssen einen Termin fixen.
Bir tarih kararlaştırmamız lazım.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ((fixen)) bir şeyi tamir etmek/kararlaştırmak Kannst du das Fahrrad fixen?
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: reparieren (tamir etmek), befestigen (sağlamlaştırmak), festlegen (belirlemek)
Etimoloji
Latince 'fixus' (sabit, sağlam) kelimesinden gelir. İngilizce 'to fix' ile kökteştir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'to fix' kelimesine çok benziyor ve anlamı da neredeyse aynı. Bu yüzden hatırlaması kolaydır.