Adjektiv

fundiert

sağlam temelli, köklü, derinlemesine, esaslı

Er hat fundierte Kenntnisse in diesem Bereich.

Bu alanda derinlemesine bilgisi var.

Ihre Kritik ist sachlich und fundiert.

Onun eleştirisi nesnel ve sağlam temellidir.

((et4)) hakkında sağlam bilgiye sahip olmak ((et4)) hakkında sağlam bilgiye sahip olmak Fizik alanında sağlam bilgisi var.

((et1)) sağlam temellidir ((et1)) sağlam temellidir Onun analizi çok sağlam temellidir.

Eşanlamlılar: begründet (gerekçeli), solide (sağlam); Zıtanlamlılar: oberflächlich (yüzeysel)

Latince 'fundus' (zemin, temel) kelimesinden gelir. İngilizce 'foundation' kelimesiyle ilgilidir.

Sağlam bir 'temeli' (Fundament) olan bir bina düşünün. 'fundierte' bir argüman, sağlam bir temel üzerine inşa edilmiştir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.