Adjektiv

gebogene

bükülmüş, eğri

Die gebogene Linie ist Teil des Designs.

Eğri çizgi tasarımın bir parçasıdır.

Er hat einen gebogenen Rücken.

Onun sırtı kambur.

((sıfat olarak)) ((isim)) bükülmüş... Bükülmüş bir çatal kullanamazsın. (Eine gebogene Gabel kann man nicht benutzen.)

Eş anlamlılar: gekrümmt (kavisli), krumm (eğri); Zıt anlamlılar: gerade (düz)

'biegen' (bükmek, eğmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı.

'Bogen' (yay) her zaman 'gebogen' (bükülmüş) durumdadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.