Verb

gebracht

getirilmiş, götürülmüş

Er hat mir einen Kaffee gebracht.

Bana bir kahve getirdi.

Sie hat die Kinder zur Schule gebracht.

Çocukları okula götürdü.

Das hat uns in Schwierigkeiten gebracht.

Bu bizi zora soktu.

hat/haben ((j-m)) ((et4)) gebracht ((birine)) ((bir şeyi)) getirmek Er hat mir das Buch gebracht.

hat/haben ((j-n/et4)) ((zu+3/in+4)) gebracht ((birini/bir şeyi)) ((bir yere)) götürmek Sie hat ihn zum Bahnhof gebracht.

Eş anlamlılar: geholt (alıp getirilmiş), geliefert (teslim edilmiş)

'bringen' (getirmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ge-' öneki geçmiş zaman ortaçları için tipiktir.

Düzensiz fiil çekimlerini birlikte öğrenin: 'bringen - brachte - gebracht'. İngilizce 'bring - brought - brought' çok benzerdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.