Adjektiv

gebraten

kızartılmış, kavrulmuş

Ich esse gern gebratenen Reis.

Kızarmış pilav yemeyi severim.

Das Hähnchen ist perfekt gebraten.

Tavuk mükemmel bir şekilde kızartılmış.

((sıfat olarak)) kızartılmış/kavrulmuş Gebratener Fisch ist gesund.

fritözde kızartılmış, kavrulmuş, ızgara yapılmış

'braten' (kızartmak, kavurmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ge-' ön eki geçmiş zaman ortacını belirtir.

Bir tür Alman kızarmış sosisi olan 'Bratwurst'u düşünün. 'Brat-' kısmı 'braten'den gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.