Verb

fragen

sormak, soru sormak

Ich habe ihn nach dem Weg gefragt.

Ona yolu sordum.

Er hat gefragt, ob du Zeit hast.

Zamanın olup olmadığını sordu.

Diese Handys sind gerade sehr gefragt.

Bu cep telefonları şu anda çok revaçta.

((j-n)) ((et4)) birine bir şey sormak Sana bir şey soruyorum.

((j-n)) ((nach+3)) birine bir şey hakkında sormak Ona işi hakkında soru soruyor.

((j-n)) ((ob ...)) birine ... olup olmadığını sormak Gelip gelmediğini ona sor.

Eş anlamlılar: sich erkundigen (bilgi almak); Zıt anlamlılar: antworten (cevaplamak).

Proto-Cermence '*frēgnaną' kelimesinden gelir. Eski İngilizce 'frain' kelimesiyle kökteştir.

'Frage' (soru) sormak için 'fragen' fiilini kullanırsınız. İkisini birlikte öğrenin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.