Adjektiv

geheizt

ısıtılmış, kaloriferli

Das Zimmer ist angenehm geheizt.

Oda hoş bir şekilde ısıtılmış.

Wir haben den ganzen Winter nicht geheizt.

Bütün kış ısıtma kullanmadık.

((bir şeyi)) ısıtmak Evi gazla ısıtıyoruz.

Eş anlamlılar: erwärmt (ısınmış), warm (sıcak); Zıt anlamlılar: kalt (soğuk), ungeheizt (ısıtmasız), kühl (serin)

'heizen' (ısıtmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. İngilizce 'heat' kelimesiyle kökteştir.

İngilizce 'heat' (ısı) kelimesine çok benziyor. 'heizen' fiilinin bir şeyi sıcak veya ılık yapma eylemi olduğunu unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.