geklebt
Çeviri
yapıştırılmış
Örnekler
Das Foto wurde ins Album geklebt.
Fotoğraf albüme yapıştırıldı.
Die Seiten im Buch sind zusammengeklebt.
Kitaptaki sayfalar birbirine yapışmış.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) ((...-e)) geklebt edildi bir şey bir yere yapıştırıldı Afiş duvara yapıştırıldı.
((biri)) ((bir şeyi)) geklebt etti biri bir şey yapıştırdı Çocuk bir çıkartma yapıştırdı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: befestigt (sabitlenmiş), angeheftet (iliştirilmiş); Zıt anlamlılar: gelöst (çözülmüş), getrennt (ayrılmış)
Etimoloji
'kleben' (yapıştırmak) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.
Hafıza İpuçları
Bir şeyi 'geklebt' (yapıştırılmış) hale getirmek için 'Kleber' (yapıştırıcı) kullanıldığını düşünün.