Adjektiv

gekleidet

giyinik, giyimli

Sie war elegant gekleidet.

Şık giyinmişti.

Die Kinder sind warm gekleidet.

Çocuklar kalın giyinmiş.

((biri)) ((zarf)) gekleidet biri ... giyinmiş İyi giyinmiş. (Er ist gut gekleidet.)

((biri)) sich gekleidet etti biri giyindi Hızlıca giyindi. (Sie hat sich schnell gekleidet.)

Eş anlamlılar: angezogen (giyinik); Zıt anlamlılar: nackt (çıplak), unbekleidet (giyinmemiş)

'kleiden' (giydirmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı, 'das Kleid' (elbise) ile ilgilidir.

'Kleidung' (kıyafet) giyen biri 'gekleidet' (giyinik) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.