genießen
Çeviri
tadını çıkarmak, zevk almak, hoşlanmak
Örnekler
Ich genieße die Ruhe am Abend.
Akşamları sessizliğin tadını çıkarıyorum.
Er genießt seinen Kaffee auf dem Balkon.
Balkonda kahvesinin tadını çıkarıyor.
Genießen Sie Ihren Urlaub!
Tatilinizin tadını çıkarın!
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) genießen bir şeyin tadını çıkarmak Sessizliğin tadını çıkarıyorum.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: sich erfreuen an, mögen; Zıt anlamlılar: hassen, verabscheuen
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca'da 'faydası olmak' anlamına gelen 'giniozan' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
'Genuss' (keyif) kelimesini düşünün. Bir şeyin tadını çıkardığınızda (genießen), 'Genuss' (keyif) alırsınız.