gerufen
Çeviri
çağrılmış, seslenilmiş
Örnekler
Er hat meinen Namen gerufen.
Adımı seslendi.
Die Polizei wurde sofort gerufen.
Polis hemen çağrıldı.
Ich fühle mich berufen, zu helfen.
Yardım etmek için çağrıldığımı hissediyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) çağırmak birini çağırmak Adımı seslendi.
((nach+3)) diye bağırmak birinin arkasından bağırmak Çocuklar annelerini çağırıyor.
kendini ((zu+3))'a adamış hissetmek bir şeye adamış hissetmek Yardım etmek için çağrıldığımı hissediyorum.
Benzer Kelimeler
bağırılmış; Zıt anlamlılar: fısıldanmış
Etimoloji
'rufen' (çağırmak, bağırmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı (Partizip II).
Hafıza İpuçları
İngilizce 'roof' (çatı) kelimesini düşünün. Çatıdan birini 'rufen' (çağırdığınızı) hayal edin.