geübt
Çeviri
usta, deneyimli, becerikli
Örnekler
Er ist ein geübter Schwimmer.
O, usta bir yüzücüdür.
Sie ist geübt im Umgang mit Kunden.
Müşterilerle ilişkilerde deneyimlidir.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyde)) usta olmak Zor durumlarla başa çıkmada ustadır.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: erfahren (deneyimli), geschickt (becerikli); Zıt anlamlı: ungeübt (deneyimsiz)
Etimoloji
'üben' (pratik yapmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ge-' öneki genellikle geçmiş zaman ortacını belirtir.
Hafıza İpuçları
Çok fazla 'Übung' (pratik) yapan biri 'geübt' (usta) olur.