gewohnten
Çeviri
alışılmış, alışkın, her zamanki
Örnekler
Er ging seinen gewohnten Weg.
Her zamanki yolundan gitti.
Dilbilgisi Kalıpları
((Sıfat)) + ((İsim)) bir ismi niteler Er nahm den gewohnten Zug.
((et4)) gewohnt sein bir şeye alışkın olmak Ich bin diese Arbeit gewohnt.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: üblich, vertraut, bekannt; Zıt anlamlılar: ungewohnt, neu
Etimoloji
'gewöhnen' (alıştırmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Bir şeye alışkın olma durumunu tanımlar.
Hafıza İpuçları
Bunu 'gewöhnen' (alışmak) ile bağdaştırın. Bir şeye 'gewohnt' iseniz, o size tanıdık gelir.