Adjektiv

gewordene

olmuş, haline gelmiş

Die größer gewordene Stadt ist laut.

Büyüyen şehir gürültülü.

Ich sehe die reifer gewordene Frucht.

Daha olgunlaşmış meyveyi görüyorum.

Die teurer gewordene Mieten sind ein Problem.

Daha pahalı hale gelen kiralar bir sorun.

gewordene + [İsim] ... olmuş ... Die größer gewordene Stadt ist laut.

oluşmuş

'werden' (olmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'geworden' kelimesinin çekimli halidir.

Bir şeyin değişimden sonraki durumunu anlatır. 'Büyüyen şehir' eskiden daha küçüktü.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.