Adjektiv

gut

iyi, güzel, lezzetli

Das ist ein gutes Buch.

Bu iyi bir kitap.

Er spricht sehr gut Deutsch.

O çok iyi Almanca konuşuyor.

Das Essen schmeckt gut.

Yemek lezzetli.

Mir geht es gut, danke.

İyiyim, teşekkürler.

((bir şey)) iyi ((bir şey)) iyidir Das Wetter ist gut.

iyi bir ((isim)) iyi bir ((isim)) Er ist ein guter Freund.

((birinin)) durumu iyi ((birinin)) durumu iyi Ailemin durumu iyi.

((bir şeyi)) iyi + Fiil ((bir şeyi)) iyi yapmak O iyi şarkı söyleyebilir.

Eş anlamlılar: prima, toll, super; Zıt anlamlılar: schlecht (kötü), schlimm (fena)

Eski Yüksek Almanca 'guot' kelimesinden gelir. İngilizce 'good' kelimesiyle kökteştir.

İngilizce kökenli 'good' kelimesine çok benzediği için hatırlaması çok kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.