Adjektiv

herausfordernden

zorlu, meydan okuyan, çetin

Er sucht nach einem herausfordernden Job.

O, zorlu bir iş arıyor.

Wir arbeiten mit den herausfordernden Schülern.

Zorlu öğrencilerle çalışıyoruz.

((sıfat olarak)) bir ismi niteler Er sucht nach einem herausfordernden Job.

Eş anlamlılar: zor, çetin; Zıt anlamlılar: kolay, basit

'heraus' (dışarı) + 'fordern' (talep etmek, meydan okumak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı çağırmak'.

Birinin sizi bir düelloya 'dışarı (heraus)' 'çağırdığını (fordern)' hayal edin. Bu bir meydan okumadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.