der Höhepunkt
Çeviri
doruk noktası, zirve, en önemli an
Örnekler
Was waren die Höhepunkte deiner Reise?
Seyahatinin en önemli anları nelerdi?
Der Film erreichte schnell seine Höhepunkte.
Film hızla doruk noktalarına ulaştı.
Die Rede war einer der Höhepunkte der Konferenz.
Konuşma, konferansın en önemli anlarından biriydi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyin)) doruk noktası Konuşma, konferansın doruk noktasıydı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: der Gipfel, die Kulmination, das Glanzlicht; Zıt anlamlı: der Tiefpunkt (en düşük nokta)
Etimoloji
'Höhe' (yükseklik) + 'Punkt' (nokta) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'yüksek nokta' demektir.
Hafıza İpuçları
Bir dağın en yüksek 'Punkt' (noktasına) ulaştığınızı hayal edin; bu, gezinizin 'Höhepunkt' (doruk noktası) olur.