Nomen

der Kurier

kurye, haberci, ulak

Der Kurier brachte ein wichtiges Paket.

Kurye önemli bir paket getirdi.

Ich warte auf den Kurier mit dem Essen.

Yemekli kuryeyi bekliyorum.

((der Kurier)) (özne olarak) Kurye dakiktir. Der Kurier ist pünktlich.

((den Kurier)) (akkusativ nesne olarak) Bir kurye çağırdık. Wir haben einen Kurier bestellt.

((dem Kurier)) (dativ nesne olarak) Parayı kuryeye veriyorum. Ich gebe dem Kurier das Geld.

Eş anlamlılar: Bote (haberci), Zusteller (dağıtıcı); Zıt anlamlılar: Empfänger (alıcı)

Latince 'currere' (koşmak) kelimesinden gelir.

Bir şeyi hızlıca teslim etmek için bir 'kurs' boyunca 'koşan' birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.