Adjektiv

stark

güçlü, kuvvetli, şiddetli, koyu

Er ist ein starker Mann.

O güçlü bir adam.

Der Kaffee ist mir zu stark.

Kahve bana göre çok koyu.

Es regnet heute sehr stark.

Bugün yağmur çok şiddetli yağıyor.

((in et3)) stark sein (...3 konusunda) güçlü/iyi olmak Er ist stark in Mathe.

((an et3)) stark sein (...3 bakımından) zengin olmak Das Land ist stark an Bodenschätzen.

((gegen j-n/et4)) stark sein (...4'e karşı) güçlü olmak Sie ist stark gegen Kritik.

Eş anlamlı: kräftig; Zıt anlamlı: schwach

Cermence *starku- (sert, katı) kökünden. İngilizce 'stark' ile aynı kökten.

İngilizce 'star' (yıldız) gibi parlayan güçlü birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.