die Kenntnis
Çeviri
bilgi, beceri, malumat
Örnekler
Er hat gute Deutschkenntnisse.
İyi derecede Almanca bilgisi var.
Sie hat Kenntnis von dem Problem.
Sorundan haberi var.
Das setzt Fachkenntnisse voraus.
Bu, uzmanlık bilgisi gerektirir.
Dilbilgisi Kalıpları
Kenntnisse ((in+3)) bir alanda bilgi/beceri Bilişim alanında iyi becerileri var.
Kenntnis ((von+3)) bir şey hakkında bilgi Bundan haberim yok.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: Wissen (genel bilgi), Fähigkeit (yetenek), Kompetenz (yetkinlik).
Etimoloji
'kennen' (tanımak) fiilinden türemiştir. '-nis' eki soyut isimler oluşturur.
Hafıza İpuçları
'Kenntnis', 'kennen' fiilinin 'bilme durumu'dur. Genellikle 'Sprachkenntnisse' (dil becerileri) gibi bir bilgi veya beceri bütününü ifade etmek için çoğul hali olan 'Kenntnisse' kullanılır.