Verb

klären

açıklığa kavuşturmak, çözmek, halletmek, arıtmak

Er klärt die Situation.

Durumu açıklığa kavuşturuyor.

Wir müssen diese Frage klären.

Bu sorunu çözmeliyiz.

Das Wasser klärt sich langsam.

Su yavaş yavaş berraklaşıyor.

((et4)) bir şeyi açıklığa kavuşturmak Meseleyi açıklığa kavuşturmalıyız.

((sich)) çözülmek, netleşmek Sorun kendiliğinden çözüldü.

((et4)) ((mit j-m)) bir şeyi biriyle çözmek Bunu seninle çözmem gerekiyor.

Eş anlamlılar: erläutern, aufklären, lösen, verdeutlichen

'klar' (açık, net) sıfatından türemiştir. Fiil, 'açık hale getirmek' anlamına gelir.

Bir şeyi 'klären' yaptığınızda, onu kristal kadar 'klar' (berrak) hale getirirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.