Adjektiv

kriselnder

krizde olan, sendeleyen, zor durumda olan

Die kriselnde Wirtschaft erholt sich langsam.

Krizdeki ekonomi yavaş yavaş toparlanıyor.

Der kriselnde Verein braucht neue Spieler.

Krizdeki kulübün yeni oyunculara ihtiyacı var.

((Sıfat)) + ((İsim)) krizdeki ... Krizdeki şirket çalışanlarını işten çıkarmak zorunda kaldı. (Die kriselnde Firma musste Mitarbeiter entlassen.)

Eş anlamlılar: schwächelnd (zayıflayan), instabil (istikrarsız); Zıt anlamlılar: stabil (istikrarlı), florierend (gelişen)

'Krise' (kriz) isminden türetilen 'kriseln' (krizde olmak) fiilinin sıfat-fiil (Partizip I) halidir.

Süregelen, devam eden bir 'kriz' düşünün. '-elnd' eki bu sürekliliği ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.