Adjektiv

leichte

hafif, kolay

Das ist eine leichte Aufgabe.

Bu kolay bir görev.

Ich trage eine leichte Jacke.

Hafif bir ceket giyiyorum.

Er hat nur eine leichte Verletzung.

Onun sadece hafif bir yaralanması var.

Sıfat + İsim Hafif bir esinti var.

Eş anlamlılar: einfach (kolay); Zıt anlamlılar: schwer (ağır, zor), schwierig (zor)

Eski Yüksek Almanca 'līhti' kelimesinden gelir, İngilizce 'light' ile ilgilidir. İki ana anlamı vardır: ağır olmayan ve zor olmayan.

Hem ağır olmayan hem de 'kolayca' hareket eden 'hafif' bir tüy düşünün. 'leichte', dişil bir isim için çekimli bir formdur: 'die leichte Feder'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.