Verb

leuchten

parlamak, ışıldamak, yanmak

Die Lampe leuchtet hell.

Lamba parlak bir şekilde yanıyor.

Seine Augen leuchteten vor Freude.

Gözleri sevinçle parladı.

((özne)) leuchtet parlamak, ışıldamak Die Kerze leuchtet im Dunkeln.

Eş anlamlılar: scheinen, glänzen, strahlen

Eski Yüksek Almanca 'liuhten' kelimesinden türemiştir ve 'Licht' (ışık) ile ilgilidir.

'leuchten' kelimesini doğrudan 'Licht' (ışık) ile bağdaştırın. Işık varsa, bir şeyler 'leuchtet'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.