lieben
Çeviri
sevmek, hoşlanmak
Örnekler
Er liebt seine Frau.
Karısını seviyor.
Sie liebt Schokolade.
Çikolatayı çok sever.
Ihr liebt es, zu reisen.
Siz seyahat etmeyi seviyorsunuz.
Dilbilgisi Kalıpları
((birini/bir şeyi)) sevmek ((birini/bir şeyi)) sevmek O, işini seviyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: mögen (hoşlanmak), gern haben (sevmek); Zıt anlamlılar: hassen (nefret etmek)
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'liubēn' kelimesinden gelir ve İngilizce 'love' ile kökteştir.
Hafıza İpuçları
'liebt' kelimesindeki '-t' eki, şimdiki zamanda 3. tekil şahsı (o) veya 2. çoğul şahsı (siz) belirtir.