Verb

machen

yapmak

Ich mache meine Hausaufgaben.

Ev ödevimi yapıyorum.

Sie macht einen leckeren Kuchen.

O, lezzetli bir kek yapıyor.

Das Geräusch macht mich nervös.

Bu ses beni gergin yapıyor.

((bir şeyi)) yapmak Kahvaltıyı yapıyorum.

((birini)) ((bir şey)) yapmak Bu beni mutlu ediyor.

((birine)) ((bir şey)) yapmak Sana bir kahve yapıyorum.

Synonyms: tun (etmek), erstellen (oluşturmak), herstellen (üretmek)

Eski Yüksek Almanca'daki 'mahhōn' kelimesinden gelir ve İngilizce'deki 'make' kelimesiyle kökteştir.

Türkçe'deki 'yapmak' fiilinin en yaygın karşılığıdır. Çok yönlü bir fiildir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.