Verb

machen

yaptılar, ettiler

Sie machten einen Ausflug.

Bir gezi yaptılar.

Die Geräusche machten mir Angst.

Gürültüler beni korkuttu.

Wir machten die Hausaufgaben.

Ödevleri yaptık.

((et4)) (bir şeyi) yapmak O, ödevini yapıyor.

((j-n)) ((zu et3)) (birini bir şey) yapmak Onu kaptan yaptılar.

((j-n)) ((+sıfat)) (birini bir şey) yapmak Haber onu üzdü.

tun (yapmak), erstellen (oluşturmak), herstellen (üretmek)

Eski Yüksek Almanca 'mahhōn' (hazırlamak, yapmak) kelimesinden gelir. İngilizce 'make' ile kökteştir.

İngilizce'deki 'make' veya 'do' gibi çok yönlü bir fiil. Ellerinle bir şeyler 'yaptığını' düşün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.