Adjektiv

massiv

masif, sağlam, büyük, kocaman

Er hat einen massiven Fehler gemacht.

Büyük bir hata yaptı.

Wir stehen vor massiven Herausforderungen.

Büyük zorluklarla karşı karşıyayız.

((Sıfat)) + ((İsim)) (niteleme sıfatı) bir ismi niteler Ein massiver Tisch steht im Raum.

((İsim)) + sein + ((Sıfat)) (yüklem) masif olmak Der Tisch ist massiv.

Eş anlamlılar: sağlam, ağır, kaba; Zıt anlamlılar: hafif, içi boş

Fransızca 'massif' kelimesinden gelir, kökeni Latince 'massa' (kütle, yığın).

Türkçedeki 'masif' kelimesiyle aynı kökten gelir, özellikle mobilya için kullanılır (masif ahşap).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.