Adjektiv

prädestiniert

kaderinde yazılı, biçilmiş kaftan, önceden belirlenmiş

Er ist für diesen Job prädestiniert.

Bu iş için biçilmiş kaftan.

Sie scheint für die Bühne prädestiniert zu sein.

Sahne için yaratılmış gibi görünüyor.

((için)) biçilmiş kaftan olmak Er ist für diese Rolle prädestiniert.

Geeignet (uygun), bestimmt (belirlenmiş), ausersehen (seçilmiş)

Latince 'praedestinare' (önceden belirlemek) kelimesinden gelir. 'prä-' (ön) + 'destinieren' (belirlemek).

İngilizce 'pre-destined' (önceden belirlenmiş) kelimesini düşünün. Anlamları ve kökenleri aynıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.