Verb

rüsten

silahlandırmak, donatmak, hazırlamak

Wir müssen uns für den Winter rüsten.

Kış için hazırlanmalıyız.

Er rüstet sein Fahrrad mit neuen Lichtern.

Bisikletini yeni lambalarla donatıyor.

Die Armee rüstet sich gegen den Feind.

Ordu düşmana karşı silahlanıyor.

sich ((für+4)) rüsten bir şeye hazırlanmak Kış için hazırlanmalıyız.

((et4)) ((mit+3)) rüsten bir şeyi bir şeyle donatmak Bisikletini yeni lambalarla donatıyor.

sich ((gegen+4)) rüsten bir şeye karşı silahlanmak Ordu düşmana karşı silahlanıyor.

vorbereiten (hazırlamak), ausstatten (donatmak)

Eski Yüksek Almanca 'rusten' (hazırlamak, donatmak) kelimesinden gelir.

Bir şövalyenin bir dövüş için 'rüsten' (hazırlanmak/silahlanmak) üzere 'Rüstung'unu (zırhını) kuşandığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.