Adjektiv

heiß

sıcak, ateşli, hararetli

Der Kaffee ist heiß.

Kahve sıcak.

Es ist ein heißer Tag.

Sıcak bir gün.

Das war eine heiße Diskussion.

Bu hararetli bir tartışmaydı.

((bir şey)) sıcak ((bir şey)) sıcak Çorba sıcak.

Eş anlamlılar: warm (ılık); Zıt anlamlılar: kalt (soğuk)

Eski Yüksek Almanca 'heiz' kelimesinden gelir, İngilizce 'hot' ile kökteştir.

Türkçedeki 'haydi' kelimesine benziyor, sıcak bir günde 'haydi' denize gidelim diye düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.