Adjektiv

selektiv

seçici

Er hat einen sehr selektiven Geschmack.

Çok seçici bir zevki var.

Wir müssen selektiv vorgehen.

Seçici bir şekilde ilerlemeliyiz.

((bir konuda)) seçici olmak Arkadaş seçiminde çok seçicidir.

Eş anlamlılar: wählerisch, gezielt; Zıt anlamlılar: wahllos (rastgele), undifferenziert (farklılaşmamış)

Latince 'seçmek' anlamına gelen 'seligere' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'selectus'tan gelir. '-iv' eki bir nitelik belirtir.

Türkçe'deki 'selektif' kelimesiyle aynı kökten gelir. 'Seleksiyon' yapan kişi 'selektif'tir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.