Adjektiv

pur

saf, katıksız, sırf

Das ist purer Zufall.

Bu saf tesadüf.

Ich trinke meinen Kaffee pur.

Kahvemi sade içerim.

Das ist Luxus pur.

Bu saf lüks.

((saf)) olmak saf olmak Altın saf.

((et4)) ((pur)) içmek/yemek bir şeyi sade içmek/yemek Viskiyi sek içerim.

rein (saf, temiz), bloß (sadece), schier (sırf)

Latince 'purus' (saf, temiz) kelimesinden gelir. İngilizce 'pure' ile aynı kökten gelir ve aynı anlama sahiptir.

Bu da uluslararası bir kelimedir. İngilizce 'pure' ile tamamen aynı anlama gelir. 'Saf' altın veya 'saf' suyu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.