Adjektiv

trocken

kuru, sek (şarap), nükteli (mizah), çorak

Er wischt mit einem trockenen Tuch.

Kuru bir bezle siliyor.

Ich mag trockenen Weißwein.

Sek beyaz şarabı severim.

Sein trockener Humor ist bekannt.

Onun iğneleyici mizahı meşhurdur.

(yüklem olarak) Havlu kuru. Das Handtuch ist trocken.

(sıfat olarak) Kuru bir beze ihtiyacım var. Ich brauche einen trockenen Lappen.

Eş anlamlılar: dürr (çorak); Zıt anlamlılar: nass (ıslak), feucht (nemli)

Eski Yüksek Almanca 'truckan' kelimesinden gelir. İngilizce 'dry' kelimesiyle kökteştir.

'Trocken' kelimesi, 'traktör'ün kuru bir tarlayı sürdüğünü hayal ederek hatırlanabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.