üblich
Çeviri
olağan, alışılmış, her zamanki, yaygın
Örnekler
Das ist die übliche Vorgehensweise.
Bu olağan bir prosedürdür.
Wir haben die übliche Pizza bestellt.
Her zamanki pizzayı sipariş ettik.
Dilbilgisi Kalıpları
olağan olmak Erken kalkmak olağandır.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: gewöhnlich, normal; Zıt anlamlılar: unüblich, ungewöhnlich
Etimoloji
'üben' (pratik yapmak) fiilinden türemiştir. Pratik yapılan şey olağan hale gelir.
Hafıza İpuçları
Bir Alman şehrinde 'U-Bahn' (metro) ile seyahat etmenin 'üblich' (olağan) bir yol olduğunu düşünün. Baştaki 'Ü' harfi hatırlamanıza yardımcı olabilir.