Adjektiv

ungeeignet

uygun olmayan, elverişsiz, yersiz

Dieses Werkzeug ist für die Aufgabe ungeeignet.

Bu alet bu görev için uygun değil.

Er ist für diese Position völlig ungeeignet.

O bu pozisyon için tamamen elverişsiz.

((için)) uygun olmamak Bu alet bu görev için uygun değil.

((yapmak için)) elverişsiz olmak O, bir takımı yönetmek için elverişsiz.

Eş anlamlılar: unpassend, untauglich; Zıt anlamlılar: geeignet, passend

un- (olumsuzluk) ön eki + geeignet (uygun). Kelimenin tam anlamıyla 'uygun olmayan'.

'un-' ön eki, 'geeignet' (uygun) kelimesinin anlamını tersine çevirir. Bu şekilde hatırlaması kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.